İzlem Gürçağ Altuğra, Ulusal Birlik Partisi’nden (UBP) istifa ettiğini açıklayarak, görev süresini bağımsız milletvekili olarak tamamlayacağını, ardından siyasete Halkın Partisi’nde devam etme kararlılığında olduğunu belirtti.
Kararının bir siyasi hesap değil, “bir ilke meselesi” olduğunu söyleyen Altuğra, “Benim için önemli olan makamlar değil, siyasetin onurudur.” dedi.
“Temiz, dürüst ve ilkeli bir siyaset yapabilme zemini artık ortadan tümüyle kalkmıştır.” ifadelerini kullanan Altuğra, devlete inanan, liyakati savunan, temiz ve hesap verebilir yönetim anlayışına bağlı bir siyasetçi olarak mücadelesine devam edeceğini söyledi.
Altuğra, Girne’de düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunun karşısına yalnızca kişisel bir siyasi kararını açıklamak için değil, ülkede siyasetin içine sürüklendiğini savunduğu “ağır güven krizine” dikkat çekmek amacıyla çıktığını belirtti.
– “UBP’nin değerleri ciddi biçimde düzeltilemez şekilde aşındı”
UBP’nin devletin kuruluş sürecinde önemli sorumluluklar üstlenmiş, devlet ciddiyetini, dürüst yönetimi ve kamu yararını esas alan köklü bir siyasi anlayışın temsilcisi olduğunu ifade eden Altuğra, bugün ise bu değerlerin “ciddi biçimde düzeltilemez şekilde aşındığını” savundu.
– “Devlet yönetimi en küçük şaibeden dahi uzak durmak zorundadır”
Son dönemde kamuoyuna yansıyan sahte diploma skandalları, devlet bürokrasisinde dile getirilen rüşvet ve usulsüzlük iddiaları, kamudaki atamalara ilişkin liyakat tartışmaları ile siyaset ve bazı kişiler arasında kurulduğu ileri sürülen çıkar ilişkilerinin toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını dile getiren Altuğra, “Devlet yönetimi en küçük şaibeden dahi uzak durmak zorundadır.” dedi.
– UBP yönetimine tepki…
Ortaya çıkan tablo karşısında en büyük sorumluluğun hükümete ve UBP yönetimine ait olduğunu ifade eden Altuğra, parti tabanının beklentileri ile toplumun hassasiyetlerinin göz ardı edildiğini söyledi.
Bu sürecin yalnızca parti içi bir mesele olmadığını kaydeden Altuğra, yaşananların UBP’nin tarihsel misyonuyla bağının zayıflamasına ve toplum nezdindeki güven zeminini kaybetmesine yol açtığını ifade etti.
UBP yönetiminin halktan uzaklaştığını, toplumla kurduğu doğal bağı kopardığını ve “telafisi mümkün olamayacak bir siyasi zemin kaybı” yaşadığını savunan Altuğra, “UBP gibi köklü bir siyasi hareketin bu noktaya sürüklenmiş olması hepimiz için büyük bir üzüntü kaynağıdır.” ifadelerini kullandı.
– “Siyasete makam için değil, doğru bildiklerimi söylemek için girdim”
“Ortaya çıkan bu tablo karşısında birçok kez doğru bildiğimi söylemekten asla çekinmedim. Yanlış gördüğüm uygulamalara karşı ise hep açık bir duruş sergiledim.” diyen Altuğra, siyasete makam için değil doğru bildiklerini söylemek için girdiğini belirtti.
– “Partinin yeniden değerlerine dönebileceğini sorguladım ancak…”
Uzun süredir yaşananlara rağmen UBP’nin yeniden kendi değerlerine dönebileceğine dair umut olup olmadığını sorguladığını ve parti yönetiminin halkla yeniden bağ kurabileceği bir zeminin oluşmasını sabırla beklediğini ifade eden Altuğra, bugün gelinen noktada yönetimin kurucu değerlerden ve devlet anlayışından ciddi biçimde uzaklaştığını gördüğünü söyledi.
Mevcut yönetim anlayışı altında partinin kısa veya orta vadede toparlanabileceğine dair herhangi bir umut kalmadığını belirten Altuğra, bu tablo karşısında sessiz kalmanın vicdani sorumluluktan kaçmak olacağını ifade ederek, uzun yıllardır mensubu olmaktan onur duyduğu UBP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.
Altuğra şöyle devam etti:
“Bugün aldığım karar bir parti değiştirme kararı değildir, bu karar bir ilke kararıdır. Benim önceliğim herhangi bir siyasi pozisyon arayışı değil, doğru bulmadığım bir siyasi tablonun parçası olmamaktır.”
Yasal süreç gereği seçim tarihine kadar görevine bağımsız milletvekili olarak devam edeceğini kaydeden Altuğra, görev süresini tamamladıktan sonra siyasete Halkın Partisi’nde devam etme kararlılığında olduğunu da söyledi.
– Altuğra basın mensuplarının sorularını yanıtladı
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Altuğra, UBP’den istifa nedenine ilişkin bir soru üzerine, kararının uzun süredir verdiği “ilkesel mücadeleden” kaynaklandığını söyledi.
Parti tabanı ve partililerle herhangi bir sorunu olmadığını ifade eden Altuğra, eleştiri ve çağrılarının tamamen parti yönetimine yönelik olduğunu belirtti.
Partiden ayrılmasının siyasi etkisine ilişkin soruya ise, Altuğra, her siyasetçinin kendine ait bir oy potansiyeli bulunduğunu belirterek, kendisine inanan ve destek veren kişilerle birlikte Halkın Partisi’nde yoluna devam edeceğini ifade etti.
UBP içerisinde geçmişte birlikte hareket ettiği milletvekilleriyle ilgili bir kırgınlığı olup olmadığı ve süreçte yalnız kalıp kalmadığı yönündeki soru üzerine Altuğra, hiç kimseye kırgın olmadığını söyledi.
Mücadelesinin devlet ciddiyeti, liyakat ve hukuk temelinde sürdüğünü belirten Altuğra, halkın hizmet beklediğini, ancak kreş, yaşlı bakım evi, engelli merkezleri ve kadın sığınma evi gibi birçok alanda eksiklikler bulunduğunu ifade etti.
Kamudaki istihdam anlayışını da eleştiren Altuğra, Kamu Hizmeti Komisyonu sınavları temelinde liyakate dayalı istihdam yapılması gerektiğini söyledi.
Halkın Partisi’ne ilişkin soruları da yanıtlayan Altuğra, aktif milletvekilliği sürdüğü sürece herhangi bir siyasi partiye üye olmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirtti. Seçim sürecinde Halkın Partisi’nden adaylığının mümkün olduğunu kaydeden Altuğra, açıklamayı parti yetkilileriyle görüşerek yaptığını söyledi.