Yerel Haberler

İngiliz planlarının ceremesini çekiyoruz

Feyzioğlu, Kıbrıs’ta 50 yıl önce Rumlar tarafından soykırım gerçekleştirildiğini, buna Garantör ülkelerden İngilere ve Yunanistan sessiz kalırken, Türkiye’nin anlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanarak yardıma koştuğunu anımsattı.

Türkiye Barolar Birliği, Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi ve Friedrich-Alexander Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Bedensel Zararlardan Dolayı Hukuki Sorumluluk’ başlıklı Uluslararası kongrenin açlışında konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, kongrenin önemini vurguladı.

Feyzioğlu, Türkiye’nin Kıbrıs’a yardımı gerçkeleştirirken, tıpkı, Barış Pınarı Harekatı’nda olduğu gibi diplomasi ile çözüm üretmeye çalıştığını ancak diplomasinin acımasızca katliamlara seyirci kaldığını söyledi.

“Bir toplum düşünün, canını, namusunu, ırzını, şerefini, malını, mülkünü, geleceğini koruduğu için Rum’un şımarıklığı ile ve bu şımarıkları aralarına sorumsuzca alan AB’nin verdiği güç ile dünyadan izole edilmiş” diyen Feyzioğlu, kongrede yer alan uluslararası kelimesinin öneminin ancak bir Kıbrıs Türkü ile konuşulduğu zaman anlaşılabileceğini ifade etti.

Kıbrıs Türkleri’nin insan haklarının, Rumlar tarafından AB’yi de arkasına almak suretiyle sürekli ihalal edildiğini vurgulayan Feyzioğlu, bunu iyi niyetli herkesin görebileceğini ancak Avrupa’nın görmediğini kaydetti.

Feyzioğlu, “önce Türkiye Cumhuriyeti, önce bu vatan, önce Türk milletveki demekten doğduğu günden beri vazgeçmediğini, vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Feyzioğlu, Türkiye’nin 1919 da başlattığı milli mücadele çizgisinde misiniz?. Buyurun ekseniniz nedir. TC Barolar birliği başkanının ekseni her zaman buradadır. Ekseni kayanlara da buradan cevap olsun” şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ta Türkiye’nin stratejisinin değişmesi ve KKTC’de Türkiye ile ilişkide başka bir boyuta geçilmesi gerektiğini vurgulayan Feyzioğlu, TC Barolar Birliğinin bunun peşinde olduğunu belirtti.

Bu yönde yapılan toplantıları anlatan Feyzioğlu, geçtiğimiz ay dünyada bu güne kadar yapılmış en büyük Kıbrıs toplantısının gerçekleştirildiğini ve bu toplantıda, Kıbrıs’ta son sözün ne olması gerektiğin raporlandığını belirtti.

Feyzioğlu, bu toplantının önemini vurguladı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuyu yakından takip ettiğini ifade etti.

Feyzioğlu, “toplantının akabinde kendilerine, iki saatlik toplantı sonuçlarına ilişkin kendilerinin talebi ile verdiğim brifing, TC’nin, Türkiye Barolar Birliği çatısı altında başlayan yeni strateji planlama hamlesinin devlet katında, devlet tarafından doğrudan izlendiğini ve benimsendiğini göstermektedir”dedi.

Toplantının sonuç bildirisi ile ilgili bilgi de veren Feyzioğlu, bildiride, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’nin Rum şımarıklığı ve AB vurdumduymazlığı ile gelinen noktada birleşme müzakerelerinden vazgeçilmesi gerektiğinin yer aldığını kaydetti.

Feyzioğlu, “tanınmamanın arkasındaki en önemli sebeplerden biri birleştiğimiz takdirde zaten tanınmanın da geçersiz kalacağı haklı tespittir” dedi.

Adada, iki toplumlu, iki federe devletli yapının, ancak iki federe devletin birbirini eşit görmesi ile gerçekleşebileceğini vurgulayan Feyzioğlu, ancak Rum tarafının bunu kabul etmediğini Kıbrıs Türklerini azınlık olarak gördüğünü ifade etti.

Feyzioğlu, Rum tarafının açık olarak Annan Planını reddetmesinin ardından hala birleşmek istemenin ve bunu müzakere etmenin sonucunun umutsuzluk olduğunu da vurguladı.

Kıbrıs Türkü’nün umut, gelecek, uluslararası müsabakalara katılmak istediğini ifade eden Feyzioğlu, bunun “ben zaten birleşmek için ara bir dönemdeyim” diyen bir devlet yapısı ile yapılamayacağının 40 sene içerisinde ortaya çıktığını belirtti.

Feyzioğlu konuşmasını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi konusuyla sürdürdü.

TC-KKTC ortak ekonomik planın hayata geçirilmesi ve planın en etkili koordinasyon ile bir an önce Kıbrıs Türkü’ne gün vererek sahada tatbik edilmesi gerektiğine işarete eden Feyzioğlu, bugünlerin yaklaştığını bildiğini ve bu günleri heyecan ile beklediğini kaydetti.

Feyzioğlu, Kıbrıs Türkü’nün hak ettiği seviyeye ve umuda kavuşacağını söyledi.

BRT’de yayına çıktı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, gazeteci Levent Kutay’ın BRT ekranlarında sunduğu ‘Burası Önemli’ isimli programa katılarak değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs sorunu konusunda konuşan Fevzioğlu, “Ayrıntılarda boğulmayalım diyorum… Başkalarının tuzakları, planları içerisinde kaybolup gitmeyelim diyorum. Ben buradan, Bayrak Radyo ve Televizyonu’ndan Kıbrıs Türkü’ne seslenmek istiyorum. Kıbrıs meselesi Allah’ın izniyle çözülecektir. Bu mesele Rum’un meselesi olacaktır bundan sonra. Bizim meselemiz olmaktan çıkacaktır” dedi.

“KUTUNUN DIŞINA ÇIKALIM, ÇIK KUTUDAN!”

“İngiliz’in yaptığı ettiği bir sürü planın ceremesini çekiyoruz ama söylediği bir de söz vardır; ‘kutunun dışına çıkalım’ diye… Çık kutudan! Çıkınca göreceğiz. O kadar net ki durum…” diyen Feyzioğlu, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıslı Türklerle eşit şartlarda yaşamayı reddettiğini belirterek, “Siz hangi federal devletin bir parçasının diğer parçasını tanımamasına rağmen birlikte yaşayabileceğini düşünüyorsunuz? Adam bizi eşit görmüyor, azınlık görüyor. Köşeye sıkıştırıyor” şeklinde konuştu.

“KIBRIS TÜRK HALKININ TAPUSUNA, GECELECEĞİNE GÜVENCESİ YOK”

Kıbrıs Rum tarafının, müzakerelerin uzamasından kazanç sağladığını savunarak, şöyle devam etti: “Kıbrıs Türkü halkı izolasyondan bıktı, işsizlikten bıktı, adada gelecek göremiyor… Yatırım yapmıyor, evini tamir etse evinin başına ne geleceğini bilmiyor. Tapusuna, geleceğine güvencesi yok. Uçakla, Avrupa’dan vatanına gelemiyor. Türkiye bunların karşısında diz çökmeyecektir. Kıbrıs Türkünün de atalarının yaptığı mücadeleyi, taşıdığı bayrağı yere düşürmeyecektir. Çözümsüzlük sadece Rum’a yarıyor. Elimizin altından gençlik kayıyor.”

“ADAM, PEK DE LEHİMİZE OLMAYAN ANNAN PLANI’NI BİLE REDDETTİ”

“Kim kazanıyor bu lüzumsuz müzakere sürecinden? Rum tarafı” sözlerini tekrarlayan Türkiye Barolar Birliği Başkanı, “Adam, o pek de bizim lehimize olmayan Annan Planı’nı bile reddetti. Bunu reddeden Rumla sen ne konuşuyorsun ki? Çıkalım bu kutunun dışına. Bakalım Kıbrıs Türkü’nün haklı derdine” dedi.  

“YAVRU VATAN DEMEYELİM, ANA VATAN DİYELİM”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Barış Pınarı Harekatı”na ilişkin açıklamalarının ardından, sosyal medyada oluşan linç girişimine ilişkin de konuşan Fevzioğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye’den de bazı kendini bilmezler, sosyal medyada abuk sabuk konuşmalar yaptılar. Bunların her biri hakkında tek tek dava açılması lazım. Bunlar Kıbrıs Türkü’nü rencide ettiği kadar, beni de rencide ediyor. Kıbrıs Türkü ile Anadolu Türkü bir parçadır. Her incitici söz bizi daha çok incidir. Tüm sözleri lanetliyorum, kınıyorum. Kimse söz söyleyemez. Şu lafa da karşıyım; yavru vatan demeyelim, ana vatan diyelim. Burası Türkiye’den gelenler için ana vatandır.”

“RUM TARAFI, KIBRISLI TÜRKLERE ‘SİZ KIBRISLISINIZ’ DİYE ALGI OYUNU OYNUYOR”

KKTC’nin aktif katılımıyla, Türkiye’nin Kıbrıs stratejisini değişmesi gerektiğini kaydeden Türkiye Barolar Birliği Başkanı, “Kıbrıs Türkü’nün, kendi vatanında bir geleceği olduğunu ispatlamak lazım” dedi.

Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye şuanda emperyalist güçlere ‘hadi oradan’ deyip hidrokarbon arıyor. Yapamazsın denilen her şeyi yapıyor. Geçen ay Türkiye’de topladığımız dünyada yapılmış en büyük uluslararası Kıbrıs konferansının sonucu şöyle; seninle eşit şartlarda birleşmek istemeyenle birleşemezsin. Gafil olma. Gaflet, hıyanet gibi sonuç oluşturur. Rum ne yapmak istiyor? Azınlık olarak Kıbrıslı Türkleri kendine bağlamak istiyor. Algı operasyonuyla, sosyoloji bilimini kullanarak neyi dayatıyor buraya? Siz Kıbrıs Türkü değilsiniz, Kıbrıslısınız. Güney Kıbrıs’ın sokaklarına gidelim, Rum çocuklarına soralım; “Sen Kıbrıslı mısın, yoksa Helen misin?” kendi bebelerine Helen’im dedirtiyor, bizim geleceğimize, evlatlarımıza ise “sen Türk değilsin, seni asimile ediyorlar, seni işgal ediyorlar” diyorlar. Bizi işgal etmek isteyen Rum, sizi işgal ediyorlar diyor. Utanacak mıyım ben Türküm demekten? Kıbrıs Türküyüm demekten utanan, utanmazdır. Burası Kıbrıslı Türkün vatanıdır.”

“ÜÇ KUTUPLU DÜNYA DÜZENİNE GEÇTİK; TÜRKİYE KIBRIS POLİTİKASINI DEĞİŞMELİ”

“Avrupa Birliği kendi işine baksın” diyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı, Brexit sürecine işaret etti, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ‘gitmek üzere’ olduğuna, birliğin lidersiz kalacağına dikkat çekti, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’ye yönelik sözlerine vurgu yaptı ve “Dünya artık üç kutuplu düzene geçiyor, Türkiye, artık Kıbrıs politikasını değişmeli” dedi.

Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“KKTC ile Türkiye derhal masaya oturmalı. Mademki siyasi irade var, oturup ekonomik bir plan kurulmalı. Hayal edelim; Mesarya Ovası, Türkiye’den oluk oluk akan suyla sulansın, tarım yapılsın, dünyanın en mümbit topraklarına kavuşsun. Türkiye’de son derece kaliteli ziraat mühendislerimiz var. Gerekirse her köye bir ziraat mühendisi yerleştirelim. Sadece tarımla yetmez, diyelim ki ürünü aldık, hayvancılık sektörünü de geliştirmek lazım. Türkiye’den nakit parayla bu iş yürümez. Biz para veriyoruz diyen ukalaların da yüzüne çarpıyorum. Hayır efendim, sen şuana kadar gereğini yaptın. Para mı verdin? Peki, verdin, tabi ki vereceksin. Gavura mı veriyorsun? Senin öz parçana veriyorsun. Stratejiyi değişelim artık. Biz fabrika kuralım, tarımcılık yapsın köylümüz, hemen yanında fabrikalar olsun. Peki üretilen nereye gönderilsin? Türkiye’ye. KKTC’nin yıllık tarım üretimini Türkiye herhalde 1 ay sürmez tüketir. 15 gün ya sürer ya sürmez… Mersin gümrüğü rahatlamalı, KKTC için kolaylık sağlanmalı. İhracat ucuzlatılmalı. Neden Kıbrıs adası ilaç sanayinin, aşı sanayinin yeni merkezi olmasın? Türkiye’de geri kaldık bu konularda.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu