Yerel Haberler

“Grev Tehdidi Hoş Değil”

Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ersin Tatar, Maliye Bakanlığının elektrik borcunun olmadığının altını çizerek, EL_SEN’in yaptığı grev tehdidinin hoş olmadığını getirdi.

Başbakan Ersin Tatar, Diyalog TV’de “Son Durum” programına katılarak, Reşat Akar’ın sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan Ersin Tatar, EL-SEN’in yapmayı planladığı grevden, ülkenin ekonomik yapısına, özelleştirmelerden Kıbrıs sorununa kadar bir çok konuda açıklamada bulundu.

“BU AÇIKLAMAYI HAZMEDEMEDİM”

Ülkede olmasını istediği enerji sistemini anlatan Başbakan Tatar, enerji alanlarının çeşitlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sadece akaryakıtın değil, güneş enerjisi, kablo ile elektrik gibi boyutlarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tatar, yapılması öngörülen çeşitlendirme ile maliyetleri düşürme temennisinde olduğunu kaydederek, kurumun mevcut yapısını değerlendirdi. Kurumun yapısında sıkıntı olduğunun altını çizen Tatar, bunun yanında toplu iş sözleşmesi ve birçok konuda sıkıntının olduğuna vurgu yaptı. “Elektrik kurumu da eskiden yaptığı hatalardan dolayı tahsilat yapılamamış” ifadesini kullanan Tatar, hükümetin tahsilatların yapılması için ortaya irade koyduğunu dile getirdi.

Ersin Tatar, sendikaların Maliye Bakanlığının Belediyelerin elektrik borçlarını ödemesi için kalemin olmadığının bilmesi gerektiğine dikkat çektiği konuşmasında, sendikanın yaptığı grev tehdidinin hoş olmadığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “Grev tehdidi hiç hoş değil, bu durum herkes için sıkıntı yaratır, ben bu açıklamayı hazmedemedim. Sendika tahsilat yapılmazsa elektrik kesilecek diyor. Maliyenin böyle bir borcu yok.”

“BU ŞEKİLDE AÇIKLAMA HOŞ OLMAZ”

Elektrik kurumu ile Devlet arasındaki borç alacak ilişkisini de açıklayan Tatar, elektrik kurumunun dairelerden alacağı paranın dönem dönem KDV ile mahsuplaşarak çözüldüğünü söyledi. Tatar, geçen hükümetin yanlış yaptığının altını çizerek, 120 milyon borç yaratıldığını ifade etti. Bir önceki hükümeti bu konuda eleştirdiğini anımsatan Tatar, “zam yapmayacağız dediler ama maliyeyi borçlandırdılar. Sonra ek bütçe getirdiler. Sendikanın bu açıklaması bir şeye hizmet etmez. Greve gideceklermiş. Önemli olan bu ülkede bir takım hizmetlerin verilmesidir. Biz halk için çalışıyoruz. Bir sorun varsa çözmek lazım. Biz buna çalışırken, bu şekilde bir açıklama hoş olmaz. Bu açıklamalar siyasi de olabilir, öğreneceğiz, aklın yolu ile açılacak. Yönetim kurulu atadık. İmkanlar çerçevesinde çözülecek” şeklinde konuştu.

“JENERATÖR DAYATMASI DOĞRU DEĞİL”

Başbakan Tatar, kablo ile elektrik getirilmesi konusunun tartışıldığını da açıklayarak, başarılırsa fiyatta az da olsa azalma olacağını, ancak bunun için büyük yatırıma ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Kablo ile elektriğin, gazın, güneş enerjisinin çeşitlendirilmesi konularının konuşulması gerekirken, jeneratör dayatmasının doğru olmadığını kaydeden Tatar, tehditle bir yere varılamayacağını, sıkıntının doğru adımla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Tatar, bir noktaya bağlı kalınmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, Petrol tehlikeli, fiyatları sürekli inip çıkıyor, çeşitlendirmek lazım, farklı dallara dağıtmak lazım, kablo, gaz, güneş, akaryakıt gibi alternatifleri yaratmak lazım” şeklinde konuştu ve arzusunun bu yönde olduğunu söyledi.

“AKIŞ BAŞLAYACAK”

Türkiye’den gelecek olan para trafiği ve ülkede yapılacak olan işlerle ilgili bir soru üzerine Tatar, hükümeti büyük bir bütçe açığı ile devraldıklarını hatırlatarak rakamın 1.3 Milyar olduğunu, Türkiye ile yapılan diyalogda bir takım taleplerinin olduğunu ve 20 temmuzda kısa vadeli protokolün imzalandığını söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamasını referans gösteren Tatar, gelecek olan paranın ilk dilim olduğunu, yardımların devam edeceğini dile getirdi. Paranın gelmesinde bazı süreçlerin olduğuna dikkat çeken Tatar, “Kıbrıs işlerinden sorumlu koordinatör bile görevde değildi. Yapılan anlaşmada onaylar gerekiyordu, Cumhurbaşkanı onaylamalıydı, onayladı da, akış başlayacak” dedi.

“KATKI ÖNEMLİ, YÖNETMEK TE BİZİM GÖREVİMİZ”      

Tatar konuşmasında ülkede sadece maaş ödemelerinin olmadığının altını çizerek, bunun yanında ihale ve projelerin olduğunu, bunların hayata geçirilmesi için öngörülen ödemelerin yapılması gerektiğini belirtti. “Önemli olan istikrarı sürdürebilmek” diyen Tatar sözlerini şöyle sürdürdü; “ Bu olumlu ortamda, istikrarın yakalanmasıyla, ekonomideki bu büyüme sürecini büyütebilmek büyük bir çalışmanın makro ürünü. Türkiye’nin yapacağı katkı önemlidir, tetikleyicidir. Bunları yönetmek de bizim görevimizdir. İstikrar için güven çok önemli. Bütün bu özellikler bizde var. Ekonomide büyüme, istihdam olacak.”

“SADECE TÜRKİYE’DEN GELECEK PARA İLE BİRŞEY YAPILAMAZ”

Türkiye ziyaretinde KKTC’nin iç ekonomik meseleleri ile ilgili konuşma yapıldı mı sorusuna Tatar, bu tarz konuşmaların olmayacağını ve olmadığını, Türkiye’nin günlük hayatta bunu yapın noktasına gelmeyeceğini ifade ederek, üretken bir yapı için katkı aşamasına gelmek istediklerini söylediklerini ifade etti. Tatar, sadece Türkiye’nin yolladığı para ile bir şey yapılamayacağını ifade ederek, büyük ihtiyaçların olduğunu, artık kaynak yaratarak yatırımlara da para ayırılacak noktaya gelinmesi gerektiğini söyledi.

“DEVLETİN KENDİ BÜTÇESİYLE YÜRÜMESİNİN MÜMKÜN DEĞİL”

Tatar, telefon dairesinin özelleştirilmesi ile ilgili de bir soruya, kurumun kamu özel ortaklığı ile yatırımlara açılması gerektiğini, devletin kendi bütçesiyle yürümesinin mümkün olmadığını, dünyada bu işlerin kamu özel ortaklığı ile yapıldığını ifade ederek, “Devlet gelir ortağı olarak payını alır, vergisini alır, karını alır” dedi.  

“KENDİNİN YAPAMADIĞINI BEN YAPTIM DİYE ELEŞTİRİYORLAR”

Malazgirt ziyareti ile ilgili eleştirileri de yanıtlayan Tatar, “Kendinin yapamadığını ben yaptım diye eleştiriyorlar” dedi. Davet üzerine gittiklerini anımsatan Tatar, “Biz 150 genci gönderdik. Fuat Oktay ile benim projem. Gençler kaynaşsın istedik. Çok fazla kampa gençleri gönderdik. Sayın Oktay Kırşehir’de gençlerle buluştu. Bir grup da Malazgirt’e katıldı. Sayın  Erdoğan gençlerle buluştu. Kampta böyle bir buluşmanın olması son derece önemli. Bunu gezme olarak düşünmesinler” dedi.  

“BİR KISMINI YOLLARA HARCAYACAĞIZ”

Tatar, imzalanan mali işbirliği protokolünde gelen paranın bir kısmının yollara harcanacağını da ifade ederek, ilk olarak Lefkoşa çevre yolunun gündemlerinde olduğunu dile getirdi. Vatandaşın daha düzgün ve güvenilir bir yol istediğini söyleyen Tatar, Ulaştırma Bakanının bu konulara zaman ayırdığını ve projelerinin olduğunu ifade ederek, projelerin hayat bulmasıyla iyileşmelerin olacağını dile getirdi.

“SÜREÇTİR, YAŞANACAK”

Ulusal Birlik Partisi eski Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlığı ile ilgili gelen bir soruya Tatar şu şekilde cevap verdi; “Ben ilk başta söyledim, meclise geldi, tüzüğe geldi, komite kuruldu, netice neyse bakılacak. Aytaç bey kendi gitti. Süreçtir, yaşanacak. dokunulmazlığı kalksa da mahkemeye ne zaman gelir, ne kadar sürer, uzun bir süre. Ben aklanacağını da düşünürüm. Onun pozisyonu ile koalisyon eşleştirilmemeli. Biz ülkeyi yönetiyoruz, yönetirken de halkımız için çalışıyoruz. Her anlamda uyum içinde çalışan bir hükümet var. Halk bize güven duyuyor. Ben umutluyum. Gelmiş geçmiş hükümetlere baktığımda, biz umut veriyoruz. Bu uyumlu hükümet umut veriyor. Herkes elini vicdanına koysun. Sadece vuralım da gitsin noktasında olmamak lazım. İmkanlar da belli. İnanarak yürütmek lazım.”

“CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAK İSTEMEM”

Tatar, Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili bir soruya da aday olmak istemediğini, sorumluluklarının olduğunu söyledi. Tabandan gelen sesi paylaşan Tatar, “Gelen ses parti bir aday çıkarsın, ikinci tura gelince ne olur bakarız” dedi.

ANKARA’DA KIBRIS KONUSU

Tatar, Ankara’da Kıbrıs konusu ile ilgili değerlendirmeler hakkında şu sözlere yer verdi; “ Türkiye bizim gibi açık seslendirmese de federal temelde Rumların anladığı şekilde bir anlaşmanın olmadığını söylüyor. 9 ağustos görüşmesi tutanaklarına baktık, Rumlar sondaj gemileri çekilmeden olmaz diyor. Nasıl olacak? Garantörlük meselesi var. Sayın Hulusi Akar açık açık söyledi, garantörlük hakkımızı da Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını koruma adına devam edeceğiz dedi. Bir anlaşma olsun ve Türkiye’nin garantörlük hakkını sulandırıp elinden alalım oyunundalar. Türkiye’nin olmadığı yerde vay halimize. Halkın umudu da yok. Oynanan oyun bizi 1960 yılının da ötesine götürecek. Doktor Küçük’ün o dönemde veto hakkı vardı, bugün bunu da kabul etmiyorlar. Esasında anlaşma istemiyorlar. Bizim de umudumuz yok. süreç yaşanıyor. Ciddi bir durum olmayacak.”

MARAŞ HAKKINDA…

Maraş konusuna da değinen Tatar, Genele bakıldığında yüzde 90 iddialara göre vakıflara aittir diyerek uluslararası hukuka göre hareket edeceklerini söyledi. “AİHM’ne bağlı olarak açılmazsa tazminatlarla karşımıza çıkabilir” ifadelerine yer veren Tatar, durumu taşınmaz mal komisyonunun yöneteceğini, eski sahiplerinin mallarına geri döneceğini söyledi.

“BEŞLİ KONFERANS OLSA NEYİ KONUŞACAKLAR?”

Başbakan Tatar son olarak Rumların taleplerini bir kez daha tekrarladı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemlerini anımsattı. Rumların sondaj gemilerini, askeri çekmeyi, Türkiye’nin garantörlükten vazgeçmesini istediğini söyleyerek, Erdoğan’ın da Doğu Akdeniz’de geri adım atmayacağı söylemine dikkat çekti. “Nasıl süreci ileri taşıyacaksın?” diye soran Tatar, “beşli konferans olsa bile neyi konuşacak. Türkiye de sıcak ortamın olmadığını düşünüyor. Türkiye dikkatli konuşur. Bizim hassasiyetlerini dikkate aldıktan sonra olumsuz bir sürecin olacağını sanmıyorum” şeklinde sözlerini noktaladı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu