Yerel Haberler

“Tünelin Ucunda Işık Yok”

Berlin”de yapılan görüşme sonunda Trenin Raya Girdiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın sözlerine ilişkin Ulusal Birlik Partisi Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, meselenin özüne bakıldığında ileri dönük yeni hiçbir gelişmenin olmadığına vurgu yaptı.



TV Güneş’te “parantez” programına katılarak Ferda Ekincinin sorularını yanıtlayan UBP Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Berlin’de yapılan görüşmeye ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“BERLİN’E GİTMEYE GEREK YOKTU”
Oğuzhan Hasipoğlu, meseleye pembe gözlükleri çıkartıp özüne bakılırsa ileri dönük yeni hiçbir gelişme olmadığına vurgu yaparak, tarafların, Crans montana çöküşünden sonra BM’nin Ortak Referans şartlarında anlaşmaya dahi varamadığını, 2017 yılından beridir BM özel temsilcisi Lute’nin bu konuda tarafları uzlaştırmadığına dikkat çekti. Yeni bir uzlaşının çıkmadığına dikkat çeken Hasipoğlu, “sadece Kıbrıslı Rum lider ve Kıbrıslı Türk lider, 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama, geçmiş yakınlaşmalar ve kapsamlı çözüm yolunu açacak bir stratejik anlaşmaya varılabilmesini sağlamak için 30 Haziran 2017’de Genel Sekreter tarafından sunulan altı maddelik çerçeveye olan bağlılıklarını teyit ettiler. Bu teyidi yapmak için Berlin’e gitmeye gerek yoktu, siyasal eşitliği tanımlayan BM parametreleri zaten orada durmaktadır. Bu açıklama aslında her zirve sonunda yapılan klasik açıklamalardan başka bir eksersiz değildir” ifadelerine yer verdi.
“UCUNDA IŞIK OLMAYAN BİR TÜNELİN İÇERİSİNE GİRDİ”
Berlin Görüşmesi Sonucunda Aslında Federasyon Treni, “Ucunda Işık olmayan bir Tünelin” içerisine girdi” diyen Hasipoğlu, “ne çok taraflı toplantının yapılacağı teyit edildi, ne de sonuç elde etmek adına yapılandırılmış ve süre sınırlı bir müzakere zemini yaratıldı. BM hala daha “Görünebilir Gelecekteki” bir çözümden bahsetmektedir. Bu federasyon treni aslında 50 yıldır görünür olmayan bir geleceğe doğru seferini yapmaktadır. Zira Kıbrıs Rum tarafının bizimle adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşma iradesi hiçbir zaman olmadı. Rum tarafına göre Kıbrıs Türk ve Rum halkı aynı trenin içerisindeyiz, ama Makinist her zaman Kıbrıslı Rum olmalı ve rotaya onlar karar vermeli. Makinist hiçbir zaman yer değiştirmemeli ve yardımcı Kıbrıslı Türk makinist sadece kendisini ilgilendiren konularda karar verebilmeli. Kıbrıs Rum tarafının bu anlayışı 1960 Cumhuriyeti kurulurken de vardı, şimdi de maalesef var. Gerekçeleri Kıbrıslı Türklere söz hakkı verirsek, işlevsel bir yönetim biçimi olmaz anlayışıdır” yorumunu yaptı.
“TREN 2004 YILINDA ANNAN PLANI ÇÖKÜŞÜNDEN SONRA RAYDAN ÇIKTI”
Federasyon Treninin 2004 yılında Annan planı çöküşünden sonra raydan çıktığını vurgulayan Hasipoğlu, “Sayın Talat 2008 yılında tekrardan federasyon müzakerelerini başlatarak tekrar rayına koyduğunu zannetti. Yoldaşı Akel ile meseleyi federasyon temelinde çözebileceği hayaline kapıldı, bu bizim 13 yılımıza mal oldu. 2017 yılına geldiğimizde ise, Sayın Akıncı 2015 yılında devam ettirdiği federasyon görüşmelerinin Son Aşamasını gerçekleştirdi . BM”nin son aşama, diğer bir ifadeyle bu federasyon treninin son durağı olarak tanımladığı Crans Montana durağında da bu tren yine raydan çıktı! Crans Montana çöküşünden sonra benim neslimin son denemesiydi, başarılı olunamadı, artık yeni nesiller bu meseleyi çözer demesine rağmen, Sayın Akıncı Federasyon ısrarında devam ediyor. Berlin görüşmesinde de trenin tekrar raya girdiğinden bahsediyor. Halbuki Kıbrıs Rum tarafı Berlin’de aşağıdaki hususlardan hiçbirini kabul etmedi” şeklinde konuştu.

“BU NASRETTİN HOCANIN KAYBETTİRİLEN EŞEĞİNİN BULUNMASI HİKAYESİNE BENZER”
Rum tarafının “Yeni oluşacak ortaklığın mevcut Kıbrıs Cumhuriyetinin devamı olmayacağı, Petrol – Doğalgaz konusunda yapmış olduğumuz Komite önerisi, Yeniden görüşmeler başlayacak ise Türkiye’nin arama ve sondaj faaliyetlerini durdurma şartı, 0 Asker 0 Garanti” pozisyonunu, Türkiye’nin müdahale hakkının son bulması pozisyonundaki ısrarı, Adanın kuzeyinde, nüfus ve mülkiyet Sarih Çoğunluğunun Kıbrıslı Türklere ait olacağı” konularında olumlu bir yaklaşımının olmadığının altını çizerek “bu tren raydan çıkmış demektir. Kimse bize Rum tarafı zaten anlaşılmış bir BM parametresi olan Siyasal Eşitliği Rum tarafı kabul etti diye bir başarı öyküsü yazmaya kalkmasın. Bu Nasrettin Hocanın kaybettirilen eşeğinin bulunması hikayesine benzer. Yıllardır müzakere masasında zaman geçirmiş bir kişi olarak söyleyebilirim ki Siyasal eşitlik, Sayın Talat ve Eroğlu dönemdeki müzakerelerde kabul edilmiş bir husustu. Hatta dönüşümlü başkanlık da o dönemlerde kabul edilmişti, Rum tarafı dönüşümlü başkanlığa karşı çapraz oy pazarlığı yapmaktaydı. Bu geçmiş anlaşmalara rağmen, Siyasal eşitlikte hala sıkıntı yaşanmış ise, bu da Sayın Akıncı döneminin bir müzakere zafiyetidir” dedi.
Hasipoğlu, “Ülkede 2020 Nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için kendisine malzeme yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmeyen bir üçlü görüşmeyi de bu şekilde Sayın Akıncı’nın başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları hanesine yazmış olduk” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu