Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetleme ve Akıllı Kavşak Projesi için T.C. kaynaklarından yaklaşık 4,7 milyon dolar finanse edildiğini, proje kapsamında 130 sabit ve 20 mobil olmak üzere toplam 150 yeni nesil hız tespit sistemi kurulduğunu belirtti.
Yılmaz, bu sistemlerle ada genelinde dağınık denetim anlayışını geride bırakarak, bütüncül ve merkezi bir denetim altyapısı oluşturduklarını kaydetti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetleme ve Akıllı Kavşak Projesi Lansman Töreni’nde konuştu.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin topyekûn kalkınma sürecinin en büyük destekçisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere en kalbi selamlarını iletiyorum.” diyerek sözlerine başlayan Yılmaz, Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetleme ve Akıllı Kavşak Projesi’nin çağın imkanlarının akılcı kamu politikaları bir araya geldiğinde şehir hayatında düzenin sağlanmasına nasıl katkı sağladığını gösteren önemli bir örnek olduğunu kaydetti. Yılmaz, aynı zamanda savunma sanayii ekosisteminde geliştirilen teknoloji, disiplin ve mühendislik kültürünün sivil bir alanda sahaya yansıması olan bu projenin KKTC’de trafik güvenliğini güçlendiren bir uygulama olarak günlük hayatta karşılık bulduğunu anlattı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayide tam bir devrim yaşadığını söyleyen Yılmaz, yüzde 80’in üzerinde yerli ve milli savunma sanayii olan bir ülke haline geldiğini kaydetti.
– Bu projeler, KKTC ekonomisinin daha dayanıklı, daha düzenli ve daha öngörülebilir bir yapıya kavuşmasını hedefliyor”
Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik yapısını güçlendirmeyi, takvimi ve kaynağı net, sonuç üretmeye odaklı bir devlet politikası olarak ele aldığını belirten Yılmaz, “Bu yaklaşımın ana zemini, sonuncusunu Mart 2025 tarihinde imzaladığımız İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşmalarıdır. Yaklaşık 21 milyar lira büyüklüğündeki 2025 Anlaşması, KKTC’nin kamu maliyesini sağlamlaştıran ve kalkınma sürecine yön veren temel çerçeveyi oluşturmaktadır.” dedi.
Anlaşma kapsamında yürütülen projelerin doğrudan kamu kapasitesini büyüten ve sağlık, eğitim, tarım başta olmak üzere vatandaşa dokunan alanlara yöneldiğini anlatan Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının önceliği ne ise kendi önceliklerinin de o olduğunu vurguladı.
Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi projesinin yanı sıra diğer sağlık yatırımları, okul yapım ve yenileme projeleri, tarımsal üretim destekleri, ve e-devlet çalışmalarına değinen Yılmaz, e-devlet konusunda Türkiye’nin dünyanın öncü ülkelerinden biri olduğunu belirtti.
-“Proje için T.C. kaynaklarından yaklaşık 4,7 milyon dolar finanse edildi”
Ulaştırma projelerinin ayrı bir başlık olarak öne çıktığını kaydeden Yılmaz, ada genelinde yol yapım ve yenileme çalışmalarının, kritik kavşak düzenlemelerinin, trafik güvenliğini artıran altyapı yatırımlarının ve ulaşım denetimini güçlendiren uygulamaların ekonomik hayatın günlük ritmiyle doğrudan bağlantılı projeler olarak ele alındığını kaydetti.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bu kapsamda, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında bugüne kadar 213 kilometresi bölünmüş yol, 433 kilometresi tek yol, 176,2 kilometresi üçüncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometrelik yol ağını tamamlayarak trafiğe açtık.
Lefkoşa Çevre Yolu Projesi çerçevesinde Girne Köprülü Kavşağı ve 4,5 kilometrelik yol kesimi tamamlanmış, 20 Temmuz 2025 tarihinde hizmete alınmıştır.
Lefkoşa–Gazimağusa Ayrımı, Değirmenlik–Girne–Esentepe Ayrımı güzergâhında yer alan ve 19,54 kilometre uzunluğa sahip Dağ Yolu Projesi’nin ihalesini gerçekleştirdik.
Köy yollarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaları hükümetle birlikte sürdürüyoruz. 2021–2025 döneminde toplam 176,2 kilometrelik köy yolu tamamlanarak trafiğe açılmıştır.”
Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetleme ve Akıllı Kavşak Projesi için T.C. kaynaklarından yaklaşık 4,7 milyon dolar finanse edildiğini proje kapsamında 130 sabit ve 20 mobil olmak üzere toplam 150 yeni nesil hız tespit sistemi kurulduğunu aktaran Yılmaz, bu sistemlerle ada genelinde dağınık denetim anlayışını geride bırakarak, bütüncül ve merkezi bir denetim altyapısı oluşturduklarını belirtti.
Yılmaz, şöyle devam etti:
“Gece ve gündüz, farklı hava koşullarında yüksek doğrulukla çalışan bu sistemler; yerli donanım ve yerli yazılım bileşenleriyle entegre biçimde sahaya yerleştirildi.
Denetim süreçleri merkezi yazılım altyapısı üzerinden yürütülmekte, tespit edilen ihlaller anlık analizlerle ilgili birimlere güvenilir veri olarak aktarılmaktadır. Kullanıma aldığımız yapay zekâ destekli yazılımlar, hız ihlallerinin ötesine geçen bir denetim kapasitesi sunmaktadır.
Riskli sürüş davranışları, olağan dışı trafik hareketleri ve yoğunluk kaynaklı tehlikeler bu sistemler üzerinden erken aşamada tespit edilebilmektedir. Plaka, araç türü ve hareket örüntülerine dayalı analizler sayesinde sahadaki risk dağılımını sürekli güncel tutuyor; denetimi rastlantısal müdahalelerden çıkarıp planlı ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturuyoruz. Bu yaklaşım, emniyet birimlerimizin sahadaki etkinliğini artırırken operasyonel yükü de daha yönetilebilir hâle getirmektedir.
Proje kapsamında, elektronik denetim altyapısı, akıllı kavşak uygulamalarıyla birlikte çalışacak şekilde kurgulanmıştır. Böylece trafik akışı daha dengeli bir yapıya kavuşmakta; zaman kayıpları düşmekte, yakıt tüketimi azalmakta ve şehir yaşamının ritmi daha düzenli hâle gelmektedir.”
– “KKTC’de de siber güvenliğin son derece hayati bir mesele olarak görülmesi gerektiğinin altını çizmek isterim”
Savunma sanayiinde elde edilen yetkinlerin zaman içinde sivil alanlara da sirayet ettiğini ve sosyal refah artışı sağladığını belirten Yılmaz, bu projenin bunun güzel bir örneği olduğunu belirtti.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Savunma sanayiinde yıllar içinde geliştirilen algılama, izleme ve karar üretme kabiliyeti, bu projede sivil alana taşınmıştır.
Savunma Sanayi Başkanlığımızın bir iştiraki olan RADARSAN tarafından geliştirilen radar sistemleri başta olmak üzere; algılama, görüntü işleme, sensör entegrasyonu ve ileri veri analitiği kabiliyetleri, trafik güvenliği için sahaya uyarlandı.
Donanımdan yazılıma, algoritma tasarımından veri güvenliğine kadar tüm mimari yerli mühendislik gücüyle kurgulandı. Bunun altını çizmek istiyorum; yıllardır Ada’da yabancı şirket tarafından işletilen sistem, bu proje ile tamamı yerli olan yazılımla millileştirilmiştir.
Bu noktada tüm ülkeler için olduğu gibi, KKTC’de de siber güvenliğin son derece hayati bir mesele olarak görülmesi gerektiğinin altını çizmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak son dönemde kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığı, konuya verdiğimiz önemin somut göstergesi olmuştur.”
Yılmaz, bu stratejik projenin planlanmasından sahada hayata geçirilmesine kadar her aşamada emek veren Savunma Sanayii Başkanlığı’na, projenin yüklenicisi firmaya, projeyi tasarlayan mühendislere ve sahada görev alan tüm ekiplere ve süreç boyunca sergiledikleri güçlü iş birliği için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarına teşekkür ederken; çalışmanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları ve yolları kullanan herkes için hayırlı olmasını diledi.