Köşe Yazıları

Gelin Barışın Kendinizle…

En son ne zaman amaçsızca evde oturduğunu hatırlıyor musun ?

En son ne zaman sabah kuşağı programlarını izlediğini.

Çok uzun zamandır yarım kalmış elişini eline alabildiğini.

Ve en son ne zaman sevdiklerinin gözlerine sevgiyle bakabildiğini.

Kanser tedavisi gördüğüm günlerde amaçsızca evde kaldığımda, daha doğrusu ölümle baş başa kaldığımda fark ettim her şeyin ne kadar anlamlı ve güzel olduğunu, tüm kavgaların anlamsız, tüm maddi kaygıların gereksiz olduğunu.

Günlerdir konu virüsten korunmak için zorunlu olmadıkça evden çıkılmaması öneriliyor.

Buna uyan da var. Tepki koyup dışarılarda toplu halde gezenler de var.

Şimdi geçmiş tecrübelerime dayanarak size naçizane bir iki kelam edeyim.

Evde oturun…

Virüs için değil kendiniz için…

Yıllardır elinize geçmemiş bu fırsatı en iyi şekilde kullanın…

Sevdiklerinize, çocuklarınıza, en önemlisi kendinize hiç ayırmadığınız kadar zaman ayırın.

Yıllardır çok vakit aldığı için pişirmediğiniz yemeği pişirin mesela,

Daha çok film izleyin. Daha çok kitap okuyun.

Yüzünüze bakım maskesi yapın, hani bir dolu para verip aldığınız ama yorgunluktan vakitsizlikten bir türlü yapamadığınız o maskeyi.

Geceleri geç yatın, hep isterdiniz ya öğlene kadar uyuyun mesela.

Yıllardır bahçıvanın biçtiği otları siz biçin. O çimenin kokusunu içinize çekin…

O çok sevdiğiniz arabanızı yıkayın saatlerce,

Yıllar önce balkonu kapatıp güneşlik yapmıştınız ya,

Yağmur yağarken güneşlik de oturup kahve içersiniz diye.  İşte o kahveyi için…

Vakit bulamadığınız için yıllardır aramadığınız, sesini duymadığınız uzak yakın tüm akrabaları arayın mesela uzun uzun sohbet edin.

Bir dünya para harcayıp halen daha borcunu ödediğiniz o güzel evinizin kullanmadığınız odaların da oturun, misafirler için sakladığınız o pahalı porselen takımda yiyin yemeklerinizi.

Ailece uzun süren sabah kahvaltıları yapın.

Çocuklarınızla daha çok vakit geçirin. Ve daha çok bakın o güzel çocukların gözlerinin içine.

Çünkü bir çocuğun gözleri mutluluğu görebileceğiniz tek yerdir.

 Üstelik mutlu olmak için bir sebebe de ihtiyaçları yoktur.

Daha çok gülün.

Daha çok sevin.

Ve daha çok düşünün ölümü…

İnanın ölüm geldiğinde size veya sevdiklerinize,

Artık ne ödenecek faturaların, ne de kaybedilecek paraların hesabi olmayacak…

Bu kadar yakınken ölüme,

Gelin barışın kendinizle…

Ve dilerim bu süreçte alacağınız tek yara, elinize batan gülün dikeninden olsun.

Kalın sağlıcakla…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı