Köşe Yazıları

ÖĞRENMEK VE İMAJİNASYONUN GÜCÜ

Anne karnındayken başlar öğrenme serüvenimiz, bu öyle bir serüvendir ki orada başlayıp ölümümüze kadar devam edecek olup bizi her defasında oldukça zorlar. Her öğrenmemiz yeni bir zorluğun karşımıza çıkması, aşılacak yeni bir engel demektir. Yürümek, koşmak, konuşmak, okumak, yazmak, bilgi dağarcığımıza yeni bir şeyler koymak vb. faaliyetler en baştaki öğrenmelerimizdir. Peki bir insan nasıl öğrenir? Öğrendiklerini beyninde nasıl saklar? Ne kadar öğrenebilir? Bir insan beyninin ne kadarını kullanabilir?  Öğrendiklerini daha kolay nasıl kullanabilir? Beyin mi insana hükmeder yoksa insan beynine hükmedebilir mi?Tüm bu soruların cevabı aslında yine beyinde saklıdır. İnsan beyni ile ile ilgili bir şeyler öğrenip onun çalışma ve öğrenme sistemini tanır isek tüm bu sorulara cevap vermiş oluruz. Beynin kullanma kılavuzu olsa ve biz bu kılavuzu okusak eminim ki çok daha başarılı insanlar haline geleceğiz. Gelişmiş ülkelerde ‘insan beyni’ ya da ‘öğrenmeyi öğrenme’ dersleri ilköğretim düzeyinde verildiği için o ülkelerin vatandaşları bizden bir adım daha önde görünmektedir. Fakat bizim ülkemizde de son yıllarda beyin ve öğrenmeyi öğrenme üzerine çok çeşitli araştırmalar, kitaplar ve okumalar gerçekleşmektedir.Beynimiz birbirine elektriksel sinyal ile bağlı yaklaşık 100 milyar nörondan oluşmaktadır. Öğrenmemiz, düşünmemiz, karar vermemiz yani her şeyimiz bu nöronlar arası elektriksel sinyalin gerçekleşmesine bağlıdır. Yeni bir şey öğrenirken bu sinyal ilk kez bir nörondan karşıya geçmektedir. Bu yüzden yeni bir şey öğrenirken zorlanırız. Elektriksel sinyalin geçişleri arttıkça yani öğrenilen bir şeyi tekrar ettikçe bu öğrenme kolaylaşacak ve kalıcı hale gelecektir. Öğrenme tam olarak gerçekleştiğinde ise bu sinyal artık rahatlıkla gidebilecek düzeye gelmiştir. Öğrenme bir yere giderken yeni bir yol keşfetmemize benzer. İlk defa gittiğimiz bir yol her zaman uzun ve karışık gelir. Hatta bu yolda ilerlerken sıkıldığımızı bile hissederiz. Ancak yolu bir kere öğrendiğimizde tekrar gidişimizde sıkılmayız. Bu yolu tekrar tekrar gidip gelirsek artık hiçbir şey düşünmeden otomatik olarak ilerleyebiliriz. İşte öğrenme de tam böyledir. İlk denemede her zaman yorucu ve sıkıcıdır. Ancak daha sonra tekrarlar gerçekleştikçe kalıcı olur ve otomatikleşir.Peki beyindeki nöronlar arası bağlantıyı kolaylaştırabilecek bir şey yok mudur? Bunun yolu sadece öğrenilen şeyi tekrar etmek midir? Öğrenmeyi kolaylaştıran bir çok faktör vardır aslında. Fakat göze çarpan ve etkili olan iki etken vardır. Bunlardan birincisi bir vitamin, ikincisi ise çok daha etkili olan imajinasyon(canlandırma)dur. Öğrenmeyi kolaylaştıran vitamin halk arasında balık yağı olarak bilinen yağlı balıklardan edilen hiçbir kimyasal madde içermeyen omega 3 vitaminidir. Tablet şeklinde bulunabilen bu tablet nöronlar arasındaki elektriksel sinyalin geçişini kolaylaştırıp öğrenmede gözle görülür bir fark yaratmaktadır. Ayrıca bu tablet sadece çocuklarda ya da öğrencilerde değil yetişkinlerin öğrenmesinde katkı vermektedir. Oxford üniversitesindeki araştırmada omega 3 vitamini kullanan öğrenciler kullanmayanlara göre üç kata varan öğrenme kolaylığı sağlamışlardır. İşte bu yüzden  öğrenme faaliyetini gerçekleştiren bireylerde kullanabilecek bir vitamin olarak göze çarpmaktadır.Öğrenmeyi etkileyen ve bana göre öğrenmede en etkili yöntemlerden birisi olan diğer faktör imajinasyondur.  Biz buna yapacağımız bir şeyi canlandırma da diyebiliriz. Bir şeyi ya da bir hareketi hiç yapmadan zihnimizde düşündüğümüzde ve canlandırdığımızda beynimizdeki nöronlar arası elektriksel sinyal gerçekleşir. Çünkü beyin hayal ile gerçeği ayırt edemez. Böylece davranış gerçekten yapıldığında çok daha rahat yapıyormuşuz ya da daha önce yapmışız gibi hissederiz. İmajinasyon yöntemi dansçılar, sporcular dahil olmak üzere bir çok insan tarafından etkin bir şekilde kullanılmakta ve inanılmaz sonuçlar vermektedir. Öğrenmeyi öğrenme kavramının daha fazla önem kazandığı bir toplum dileğiyle Hoşçakalın…

Elektrikte Yeni Dönem
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu