Köşe Yazıları

ZOR ZANAAT ; ÖĞRETMENLİK

Öğretmenlik mesleği öylesine kutsal ve öylesine önemli bir meslek ki, hakkıyla yapanların önünde eğilmek gerekir. Öğretmenler geleceğin mimarlarıdır. Bir öğretmen bir öğrencinin kaderini değiştirebilir, o da dünyayı… İyi bir öğretmen için her öğrenci evlattan ötedir. Anne- babaların ve devletin ona verdikleri bir emanet olduğu için  onlara gözleri gibi bakarlar. En büyük mükafatları ise onların hayallerine ulaştıklarını görmeleridir. Geçmişten itibaren en önemli mesleklerden biri olarak gösterilen  bu meslek artık itibarını yitirmektedir. Artık çok sıradan görülmekte ve saygı değer bulunmamaktadır. Bunu nereden mi anlıyoruz? Çünkü artık, görevi başında olan bir öğretmen, bir öğrencisi tarafından öldürülebilmektedir. Mümkün mü böyle bir şey demeyin çünkü geçtiğimiz günlerde hem haberlerde hem de sosyal medyada  gündeme geldi. Bizler de üzüntü ve hatta dehşetle izledik. Olayın içeriği, şekli, nedeni ya da başka bir şey önemli değil. Önemli olan bütün hukuki yolların açık olmasına rağmen bu acı olayın gerçekleşmiş olması. Bu tür durumlar artık Türkiye’nin her yerinde meydana gelmektedir. Bu noktada bir iki soru geliyor insanın aklına ‘bizim böyle bir millet olmamıza neden olan  şey nedir’ ve ‘bu neyin siniridir’  Aslında çok boyutlu ele alınıp konuşulması gereken bir mesele ancak hukuki süreçten dolayı çok haddi aşmamak gerekir. Ancak böyle bir olay karşısında da tepkisiz kalmamak gerektiğini düşünmekteyim. Öncelikle öğretmen boyutundan ele almaya çalışayım. Öğretmenler eğer can güvenliğinin olmadığını düşünüyorlarsa girip nasıl ders anlatacaklar? Hadi ders anlatmayı başardılar, ne kadar verimli olabilecekler? Verimli olsalar bile ‘aman kimseye bir şey demeyim çünkü benim de başıma gelebilir’ endişesiyle nasıl sınıf yönetecekler?  Veli boyutundan bakıldığında ise durum çok daha vahim. Çünkü bu öğretmenlerin verimli olamadığı öğrenciler eğitim-öğretim hayatında başarısızlığa doğru sürüklenmeyecek mi? Öğrencilerin psikolojisi bu durumdan etkilenmeyecek mi? Öğrenciler de bu gergin ortamda ders dinleyebilecekler mi?  Bence hepimizin şunu bilmesi gerekir; öğretmenlik mesleği kutsaldır. Bu işi yapan herkes bu kutsallığın verdiği haz ile görevini aşkla yapmaya devam edecek ve bu ülkenin yarınlarını aydınlatmayı sürdüreceklerdir. Hiçbir münferit olay onları yıldırmayacak tam aksine mesleklerini daha da aşk ile yapmalarını sağlayacaktır. Çünkü bu meslek öyle makine edasıyla yapılan bir meslek değil gönülden ve tutkuyla yapılan bir meslektir.  Ulu Önderimiz ve Baş öğretmenimizin dediği gibi; Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden,  eğiticiden  yoksun  bir  ulus  henüz  ulus  adını  almak yeteneğini  kazanmamıştır. Ona  basit  bir   kitle  denir,  ulus denemez. Bir kitle ulus olabilmek  için mutlaka  eğiticilere, öğretmenlere gereksinim duyar.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu