Köşe Yazıları

ÖĞRETMENLER VE FENOMENLER

‘Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.’ Cümlesiyle büyüyen bir nesil olarak yetiştik bizler. Dünyaya gözümüzün açıldığı gün ailede başladı eğitimimiz. Okul çağına kadar bir çok temel eğitimimizi (değerler,gelenek,görenek vb.) tamamladık. Okul çağımız gelince de hayatımızdaki en önemli varlıkların başında gelecek olan Öğretmenlere teslim edildik. Artık bizim için en önemli rol model Öğretmenlerimizdi. Onların cümleleri bizim için birer kural hatta asla çiğnenmeyecek yasalardı. Onların elinden adeta tornadan geçer gibi geçer, ince ince işlenir ve nihayetinde topluma teslim edilirdik. Ancak bu durum gün geçtikçe değişti. Ve artık ilginç boyutlara taşındı. Artık çocuklarımız öğretmenlerin eseri değiller…Peki çocuklarımız ya da gençlerimiz kimin eserleri?Tahmin edeceğiniz üzere artık örnek alınan, rol model olan kişiler öğretmenler değil youtuber,blogger vb. denen genel adıyla fenomenler. Fenomenler için eski dönemlerdeki gençlerin odalarındaki ünlü posterleri benzetmesi de yapabiliriz. Fakat arada küçük bir ayrım var. Şu anda ünlüler gençlerimizin ‘bir tık’ uzağında. Zira gençlerimiz  beğeni, yorum,eleştiri yapabiliyorlar ve cevap alabiliyorlar. Yani anlık etkileşim gerçekleştirdikleri için bu durum olağanüstü bir cazibe sağlıyor. Ayrıca fenomenlerin ciddi paralar kazandıklarını da görünce artık iyiden iyiye onları modellemeye başlıyorlar. Yani artık küçük bir çocuğa ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye sorulduğunda Polis ya da Doktor gibi cevaplar vermiyor;  ‘fenomen’ olacağım diyor.Ortaya çıkan bu durum bir çok tehlikeyi içinde barındırıyor. İlk tehlike olarak göze çarpan şey; gençlerimizin fenomenlerin kolay yoldan para kazandığına olan inancı. Ancak bizlerin gençlerimize fenomenlerin arkasında çok ciddi bir ekip ve çalışma olduğunu anlatmamız gerekmektedir. Hatta fenomenlerin kendilerinin bunu anlatması sağlanmalıdır. Bir diğer tehlike ise hiçbir kültürel değeri olmayan, gelenek ve göreneklerden uzak, bütün toplumsal değerleri ayaklar altına alan görsellerin ortaya çıkması ve çocuklarımız tarafından izlenmesi gibi görünüyor. Bu da gelecek için büyük tehlikelere doğru gidildiği yönünde bize sinyal veriyor. Çünkü eğer biz tamamen denetimsiz bir şekilde bu görsellerin içine gençlerimizi bırakırsak, kültürümüzün maddi manevi ögelerini kaybeder,değerlerimizden uzaklaşır, toplum olarak bizi biz yapan toplumsal özelliklerimizi yitirmiş oluruz.Peki ne yapacağız?İşte tam burada ailelere büyük iş düşüyor. Çocuklarımız ya da gençlerimiz bu görsellerden etkileniyorlar. Onlar gibi davranıp,onlar gibi giyinip, onlar gibi konuşmak istiyorlar. Bu anlamda aileler de çocuklarının takip ettiği kişi ve kişileri takip etmeliler, bu kişiler hakkındaki değerlendirmeleri çocuklarıyla mutlaka yapmalılardır. Bunu yaparken doğru ve yanlış taraflarını mantıklı bir şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. Çünkü direkt olarak yapılan bir eleştiri çocuğu o kişilere doğru daha fazla itecektir. Ayrıca Kültür Bakanlığının da bu duruma bir el koyması, en azından bu görsellerin bir filtreden geçmesi sağlanmalıdır. Tamamen başı boş bir alan olarak bırakılmamalıdır. Unutmamak gerekir ki bizim çocuklarımızın tek ihtiyacı doğru yönlendirilmektir. Onun dışındaki her şey onların kalbinde ve zihninde mevcuttur. 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu